PEKİN UZMANLARININ TİCARİ GÖRÜŞÜ: ABD’NİN ÇİN’E İHTİYACI VAR

Dünyanın en büyük iki ekonomisi bir yıldan fazla  süredir ticaret anlaşmazlığında kilitlendi. Her iki taraf da, ABD Başkanı Donald Trump’ın bazı Çin malları için tarifeleri artırdığı bu ayın başlarına kadar ilerleme kaydettiği görülüyordu. Pekin, vergileri artırma yönünde misilleme yaptı.

Çin’in yerel medyası göre,  Amerikan’ın “zorbalığına” karşı durmakta kararlı mesajlarıyla ülke nüfusunu toplarken, Çin hükümeti ile uyumlu uzmanlar, ABD’nin müzakere etmesi gereken denizaşırı bir kitleye baskı yapıyor.

Şimdi, bir sonraki müzakere turuyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı. Pazarda  Geçen yıl hissedilen ticari savaşın geleceği hakkında bazı sinyaller bekliyor. Bu süre zarfında, Çin’in devlet gazeteleri ve televizyon kanalları, giderek Amerikan karşıtı bir ton aldı. Yine de, ülkenin uzman sınıfı ABD’nin Pekin’le işbirliği yapmaktan ne kazanması gerektiğini vurgulamaktadır.

Çin Ticaret Bakanlığı’nın eski genel başkan yardımcısı Wei Jianguo, Çarşamba günü CNBC’ye verdiği röportajda, “Önümüzdeki 20 ila 30 yıl içinde, ABD bu fırsatı kaçırmamalı ve Çin pazarını kaybetmemeli,” dedi. Kendisi şu anda Pekin merkezli düşünce kuruluşu Çin Uluslararası Ekonomik Değişimler Merkezi’nde başkan yardımcısı ve icra yardımcısı olarak görev yapıyor.

Analistler genellikle şu anda Pekin’in hala ihracat piyasası olarak ABD’ye bağlı olduğunu kabul ediyor. ABD Ticaret Temsilciliği Ofisine göre geçen yıl Çin, ABD’nin en büyük mal tedarikçisi 539.5 milyar dolara ulaştı.

Öte yandan, Çin ekonomisini üretimden ziyade tüketim kaynaklı bir ekonomiye dönüştürmeye çalışıyor. Ülke, geçtiğimiz sonbaharda ilk ithalat fuarına, kendisini ve yüz milyonlarca tüketicisini, dünyanın ürünlerinin alıcısı olarak faturalandırma çabasıyla ağırladı.

Jeopolitik Vadeli İşlemler’in analiz direktörü Jacob Shapiro,”Çin’in ABD’ye Çin’den daha fazlasına ihtiyacı var ”dedi. Yine de, “ABD’nin Çin pazarına erişimine açık olmak istediği nettir.” sözlerine ekledi.

Birçok yabancı şirket de büyük Çin pazarına dokunmak istiyor. Ancak, yerel işletmelerle karşılaştırıldığında haksız muamele, teknolojinin zorla aktarılması ve fikri mülkiyet haklarının korunmaması konusundaki şikayetler, ABD ile yapılan son ticari anlaşmazlığın ana belirleyici noktaları haline geldi.

Çin, finansal hizmetler ve otomobiller gibi bazı sektörlerde mülkiyet kısıtlamalarını kaldırıyor. Bu Mart ayında, Pekin, zorunlu olarak teknoloji transferini resmen yasaklayan ve fikri mülkiyet haklarının korunmasını artıran yeni bir yabancı yatırım yasasını geçirmek için de koştu. Haziran ayında, hükümet ayrıca yabancı işletmelerin erişebileceği genişletilmiş bir dizi sanayi serbest bırakmaya hazırlanıyor.

Bazıları ticaret gerilimlerinin Pekin’i ekonomisinin yapısındaki önemli değişikliklere doğru iteceğini umuyordu. Çin’in geçtiğimiz yılki resmi GSYİH büyümesi 1990’dan bu yana en yavaş gerçekleşti ve oranın bu yıl daha da düşmesi bekleniyor.

Bununla birlikte, Amerikan’ın Çin’e duyduğu duyarlılığı değiştirmek çok fazla zaman ve çaba gerektirecektir. En son ekonomik veriler sağlıklı bir ABD ekonomisi göstermektedir.

Şu anda olduğu gibi, ufukta beliren tek ABD-Çin anlaşması, Trump ve Xi’nin Haziran ayı sonunda bir G-20 toplantısında buluşup görüşmeyeceği.